July 2006 Entries etiketi ile ilgili girdiler...

İspanyol Teorisi: İşkolik yazılım ekibi, üretkenliği daha önce duyulmamış seviyelere getirmek için, ücretsiz olarak normal saatler dışında çalışabilir.

Bu çalışma aslında bir didinmedir. En sonunda da tüm proje ekibi istifa eder. Peki bunun maliyeti nedir? Bu tür bir maliyet analizi hiç bir zaman planlara dahil edilmemiştir edilmeyecektir de. De Marco’nun Peopleware kitabını okurken benim piyasaya ilk atladığım 98 yılı gözümün önüne geldi. Hele sayfa 18’deki “Reprise” başlıklı hikaye bana B2 Yazılım için OCT Bilişim’de (isimleri değiştirdim) yaptığımız projeyi hatırlattı. Proje müdürü projeyi 6 ay’da bitireceğimizi söylüyordu (kullandığımız yazılım aracına güvenerek). Ama tabii buna kimse inanmamıştı. B2 Yazılım’ın müdürü dahi zaten 6 ay içinde analizleri bile bitiremeyeceğimizi biliyordu. Tabii bize bunu sanırım 7. yada 8. ayda söylemişti. Üstüne birde yazılım ekibinin kullanılan yazılım aracını fazla bilmediğini eklemeliyim.

Biz tabii ki yeni mezun olmuş ve profesyonel hayata yeni atladığımız için canavar gibi başladık projeye harıl harıl yazdık. Yeni mezun olduğumuz için söylediklerimize önem veren de yoktu. Nede olsa tepede birileri bizim yerimize tüm planları yapmış ve 6 ay gibi bir zamanla çıkagelmişti. Bizde acaba 6 ayda olur mu, diyerek harıl harıl yazdık. Proje müdürü İspanyol, çalışanlar ise olaya Fransız kalmıştı. Geceleri ofiste yattığımız günleri daha dün gibi hatırlıyorum. Bir arkadaşımız sürüm öncesi ofise Pazartesi girip Perşembe günü çıkmıştı. Proje müdürü ne olursa olsun ilk bir kaç modülün sürümünü vermek istiyordu çünkü... Verdi de... Ama 6 ay sonunda değil. Bizimde migren ağrılarımız arttı. Spor yapıyordum düzenli, onu da bırakmak zorunda kaldım. Sağlığım bozuldu.

Sizinde çalıştığınız işyerlerinde bu tür İspanyol proje müdürlerine rastlamanız mümkün. Kısa dönem taktiği ile yeni yetme bilişimcileri köle gibi çalıştırarak üretkenliği arttıracağını zannedecek bir garip görüş içerisinde oluyorlar. Kendinizi sakın bu tür proje müdürlerine kaptırmayın. Unutulmayacak en önemli kural: İnsan bu kadar dar proje planı baskısı altında daha iyi çalışmıyor sadece daha hızlı çalışıyor. Bu arada ürünün kalitesi ve bizim iş memnuniyeti de bayır aşağı gidiyor tabii ki.

İlk 3 ay sonunda 8 kişilik ekipten kopmalar başladı. Bu projede gelecek görmeyenler başka işler bulup yollarına devam etti. 1 senenin sonunda kala kala orjinal ekipten iki kişi kaldı. Ben ve Pazartesi günü girip Perşembe günü çıkan arkadaş. İki de yeni eleman katıldı projeye. Eşim Cumartesi Pazarları beni görebilmek için ofise yemek getiriyordu. Özel hayat filan kalmamıştı. Bu arada proje el değiştirdi, ofisi taşıdık, masaları ben monte ettim tekrar. Networkünden, bilgisayarların kurulumuna kadar her şeyi yaptım. Gene harıl harıl çalışmaya devam. Garip bir zevk alıyordum bu işten.

Tabii bu arada proje neredeyse sonuna gelmişti, fakat test ekibinde yeterli kişi olmayınca hataların bulunması ve bunların düzeltilmesi gecikiyordu. Maaşlar gecikiyordu. Önce yemek fişlerini kestiler, yol parası zaten epeyden beri yoktu. Maaşlar da en sonunda ödenmemeye başladı. İki ay maaş ödenmeyince benimde saksı çalışmaya başladı artık. Sanırım burada esas yanlışı ben yapıyordum. Yeter artık diyerek sağa sola özgeçmiş göndermeye başladım. Bu proje boyunca aldığım ücret benim için önemli değildi aslında. Piyasaya yeni atladığım için deneyim ve bilgilerimi genişletmek istiyordum. Tek yararı benim için bu oldu. Ama tabii bu arada evlendim ve artık bir ev geçindirmeye başladım. Aldığım ücretin önemi yükseldi. Tüm faturalarımı ödeyebilecek durumda değildim. Allahtan eşim de çalışıyordu. Pek çok planımızı ertelemek zorunda kaldık.

Ne yazık ki bu filmin sonu Hollywood filmleri gibi güzel bitmedi. Projeyi daha sonraları ayağa kaldırmak için girişimler oldu. Ben 1 sene sonra tekrar geri döndüm fakat bu seferde benden başka kimse kalmamıştı. Gene network kurmalar, bilgisayar kurmalar, ofis mobilyası monte etmeler. Bunları yaparken kendi kendime gülüyordum. Sen kaşındın Gürkan diyerek. Ne yapıp edip bir kişi daha aldım projeye ama sırf o kişiyi eğitmek 3 ay aldı. 3 ayın sonunda da yüzde yüz üretken olmasını bekleyemezsiniz. Daha çok eleman gerekiyordu. Bir veritabanı uzmanı, sistem yöneticisi, bir kaç yazılım uzmanı daha... Bu arada ofis yeni yere taşındığı için evden ofise tam 3 saat yol gidiyordum. Akşam saatinde eve dönmek daha bir berbat oluyordu (gene 3 saat). Bütün gün yorulan halk otobüste vapurda patlayacak bomba gibi, suratlar beş karış.

Sonuç hüsran tabii ki. Firmanın kaybı çok büyük oldu. Proje bitmedi. İyi niyet bir yere kadar fakat ben gene bir iş bulup ayrıldım. Alacaklar gene kaldı. 4 senenin sonunda artık dersimi almış ve arkama bakmadan ileriyi planlamam gerektiğini anlamıştım. Planımızı yaptık ve uyguladık. Benim bu projeye verdiğim değer kadar firma bana değer vermiş olsaydı belkide sonuçlar çok daha farklı olabilirdi.

Geçtiğimiz ay rekor kırmışım 20 yazı ile. Mart 2005'deki Blogspot'tan buraya geçişimdeki 24 girdiyi saymazsak geçtiğimiz ay en fazla yazdığım ay oluyor. Bu arada Blogspot üzerindeki yerimi kapadım. Adres yeniceri.blogspot.com idi, birisi alıp reklam doldurmuş. Valla ne diyeyim, akbabalar çok ortalıkta.

Temmuz ayı bizim için önemli bir ay. Benim kontratın bitiş ayı, kiraladığımız dairenin kontratının bitiş ayı, burada cari yılın sonu ve yapılması gereken bir sürü iş var. Bu arada blog biraz aksayacak galiba.

Neyseki en önemli olanı iş kontratı ve sanırım daha uzun bir süre buradayız. Tuttuğumuz evin sahibi ise "çıkın ben oturacam" deyince mecburen başka bir ev arama olayına girdik ki hiçte kolay bir iş değil. Burada ev tutma olayı biraz farklı. Önce gidip evi görüyorsun, sonra form dolduruyorsun, maaş bordrosu, ehliyet fotokopisi, referanslar (evet daha önceki ev sahiplerinden) derken başvuruyorsun ve eğer seçilirsen (ev sahibi karar veriyor) evi tutuyorsun. Sonra tabii eşyasız ise eşya bulma derdin var. Taşınma zaten başlı başına bir olay, Uzay'ın eşyaları, benim kitaplar. Epey bir yorulucağız evi bulunca galiba.

Cari yılın bitmeside bir dert, Bu zamana kadar yaptığım işle ilgili her türlü harcamanın faturasını bulucam ve koskoca bir form doldurucam. Allahtan Avustralya hükümeti bu işi e-Tax isimli bir programla biraz kolaylaştırmış. Banka bilgilerini ve diğer formda sorulan tüm soruları cevaplıyorsun. Sonra banka hesabına havale ile geçiyorlar fazla ödediğin vergileri. Tüm bu işlemide online vergi dairesine gönderiyor program. Güzel bir kolaylık.

Cuma günü Cem adında fizikçi bir arkadaş ile tanıştım, tabii ki MSN'de. Oradan buradan konuşurken, senin blogun var mı diye sordum. O'da olmadığını ama açmak istediğini söyledi. Sonunda www.blogcu.com adresinde kendisine bir blog açtı. Epey de hızlı girdi olaya. RSS çıktısına buradan üye olabilirsiniz. Söz verdi Kuantum fiziğini bizim anlayacağımız dilde yazacak. Zor olabilir tabii benim anlayacağım dilde yazmak.

Diğer bir arkadaşımda Selçuk, nam-ı diğer Çekirge. Üniversitede beraber takılırdık. Gitar çalar, barlara giderdik. Epeyden beridir kendisini görmedim ama MSN'den yazışıyoruz. Selçuk bilişim muhabirliği yapıyordu fakat başka işlere giriştiği için çok sevdiği muhabirlik olayına tam olarak asılamıyordu. Bende neden bir blog açıp yazmıyorsun dedim. İşte bunun sonucu olarak o da bir blog açtı. RSS çıktısına buradan üye olabilirsiniz.

Blog dünyasına iki yeni isim kazandırdığım için mutluyum.

Arama



Hakkımda

Merhaba, ben Gürkan Yeniçeri. 10 yılı aşkın süredir özel sektör ve hükümet iştiraklerinde yazılım mühendisliği yapıyorum. Bu sitede 2005 Mart ayından beri genelde yazılım mühendisliği ve hobilerim hakkında yazmaktayım. Profesyonel iş geçmişim hakkında daha fazla bilgiyi aşağıdaki Linkedin.com linkinden alabilirsiniz.
Gürkan Yeniçeri'nin profilini görmek için tıklayın

Kontak

Soru sormak veya öneride bulunmak isterseniz buradaki kontak formunu kullanın. Mesajlarınıza en kısa zaman içinde cevap vermeye çalışacağım. Ayrıca Windows Live Messenger kullanarak gyeniceri {AT} hotmail {DOT} com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

Eğer İngilizce blogumu okumak isterseniz buraya buyrun.
Blogumu RSS Bandit gibi bir RSS okuyucusu ile de takip etmek için kullanın.
Ayrıca aşağıdaki linklerden hakkımda ayrıtılı bilgi alabilirsiniz.
Twitter
Friendfeed
Facebook

RSS 2.0

Reklamlar


Vezir

Vezir Proje Danışmanı
Sitede birde Vezir isminde wikimiz var. Bu wikiyi yazmayı düşündüğüm bir kitap için oluşturmuştum daha sonra herkese açmaya karar verdim. Vezir yazılım firması kurmak isteyenlere tavsiyeler vermek için hazırlandı. Ayrıca UML ve Modül Tabanlı Geliştirme hakkında da bilgiler mevcut. Vakit buldukça yeni eklemeler yapıyorum. Değişikliklerden haberdar olmak için RSS çıktısına üye olabilirsiniz.

Tag Bulutu

Tüm taglar...
www.flickr.com
This is a Flickr badge showing public photos from gurkanyeniceri. Make your own badge here.
Bu blogda 265 yazı ve 509 yorum var. Diğer sitelerden 26 adet link gelmiş.

Reklamlar